Mantığınız ve Duygularınız Başka Şeyler Söylediğinde

Elinizde cep telefonunuz, az önce eski sevgilinize yazdığınız ancak henüz göndermediğiniz kısa mesaja bakıyorsunuz. Gönderip göndermemek konusunda kararlısınız. Aklınız gururlu olmanızı ve mesajı göndermemenizi söylüyor. Mantık olarak o mesajı göndermenin iyi bir sonuç doğurmayacağını ya da kendinizi daha iyi hissettirmeyeceğini bilseniz de o anda söz alan kalbiniz işleri karıştırıyor ve şöyle diyor “gönder hadi, bir anlık da olsa daha iyi hissedeceksin”.

Yukarıdaki senaryo bir ayrılık sonrasında sıklıkla yaşanan mantık ve duygu çelişkisinin güzel bir örneğidir. Verdiğiniz her karar mantığınız ve duygularınızın bir sentezinin sonucudur. Eğer bu iki unsur birbiriyle çelişiyorsa işte bu durumda sizin de kafanız karışır ve çelişkili kararlar alabilirsiniz.

 

Bu çelişkileri açığa kavuşturduğumuzda geçmişte neden sizin için uygun olmayan insanlarla birlikte olduğunuzu da anlayabileceksiniz. Ayrıca kırılan kalbinizi de tamir edebileceksiniz. Mantığın ve duyguların çelişkisini biraz daha örneklendirelim;

Örnek 1 : İlişki Devam Ederken

 

Mantığınız şöyle diyor : “ben daha iyisini hak ediyorum, bu ilişki doğru değil”

Kalbinizse şöyle diyor : “kal, bu ilişki yürüyecek”

 

Eğer hak ettiğiniz sevgiyi, saygıyı ve sadakati göremediğiniz bir ilişki yaşıyor idiyseniz mantığınız muhtemelen sürekli sizi dürtüyor ve “neden hala bu ilişkiyi devam ettiriyorsun” diye soruyordu. Oysa siz ilişkinizi olması gerektiğinden çok daha fazla devam ettirdiğiniz çünkü duygularınız size sevgilinizin ve ilişkinizin iyi yönde değişeceğini söylüyordu.

Belki de kalbiniz yalnız kalmaktansa vasat da olsa bir ilişki yaşamanın daha iyi olduğuna inanıyordu. Size bu yüzden “bu ilişkiye şans vermelisini o kadar da kötü değil” diyordu. Mantığınız ve duygularınız birbirleriyle çelişiyordu ve bu nedenle siz bir iç savaş yaşıyor, bununla mücadele ediyordunuz. Genellikle bir ilişkiden o anda aldığımızdan daha fazla şeyler beklediğimizde karşımızdaki kişiyi de zorlarız ve bu ne yazık ki çok yıkıcı bir yolun başlangıcıdır.

Örnek 2 : İlişki Devam Ederken

 

Mantığınız şöyle diyor : “yok sayamayacağın olumsuz belirtiler var”

Kalbinizse şöyle diyor : “ihtiyacım olan tek şey bu ilişki”

 

Eğer ilişki sırasında eşlerden biri mutlu değilse bunu sözle ya da pasif-agresif davranışlarla veyahut sözsüz ifadelerle ile belli eder. Eğer siz delice aşık olan tarafsanız bu işaretleri algılarsınız. Ne yazık ki duygularınız bu noktada mantığınıza üstün gelir. Duygularınız o kadar kuvvetlidir ki bu açık sinyalleri her şeyin mükemmel olduğunu söyleyerek bastırabilir.

Er ya da geç gelen ayrılıktan sonra bu işaretleri yeniden analiz etmek çok daha kolaydır. Ayrıca eski sevgilinize bağlılığınız bir sebebinin de aşık olma haline olan ihtiyacınız olduğunu fark edebilirsiniz. Eğer siz de böyle bir ilişki yaşıyorsanız şunu unutmayın ki aşk iki kişiliktir ve yalnızca bir tarafın aşık olması yeterli değildir.

Örnek 3 : Ayrılıktan Sonra

 

Mantığınız şöyle diyor : “daha iyi olacağım. Aslında uzun zaman sonra nihayet kendim olacağım”

Kalbinizse şöyle diyor : “çektiğim bu acı dayanılmaz, bir daha huzuru bulabileceğimi hiç sanmıyorum”

 

Ayrılığınızdan sonra eğer oturup sakince iç sesinizi dinlerseniz içinizde umudun sesini duyacaksınız. Bu ses size daha iyi hissedeceğinizi, hayata tutkuyla yeniden bağlanabileceğinizi ve yeniden aşık olacağınızı söylüyor olacak. Bu ses sizin geçmiş hayattaki tecrübelerinizden yola çıkarak konuşuyor olacak. Sizin bu tip güçlükleri nasıl atlattığınızı hatırlayan mantığınız size cesaret verecek. Duygularınız korkularınızı dillendirirken mantığınız güçlü yanınızı ve kapasitenizi öne çıkaracak. Mantığınızı dinleyin!

Fazlasını Oku