Aşk…

Ormanda Kaybolmak

Mutlu aşk yalnızca tek başınayken de mutlu olmayı bilenler için mümkündür çünkü ancak o zaman aşıkların birbirleriyle paylaşacakları bir şeyler olabilir. İki dilencinin tanışıp birbirine tutunmasının hiçbirine faydası dokunmaz. Birbirleri için ancak daha fazla hüzün yaratabilirler çünkü her iki taraf da diğer tarafın kendisini tamamlayacağı umuduyla boş yere avunmaktadır. Bunlar birbirlerini tamamlayamazlar. Her ikisi de kördür ve birbirlerine yardım edemezler.

Ormanda yolunu kaybetmiş bir avcı ile ilgili bir hikaye anlatılır. Dört gün boyunca yolu tarif edebilecek hiç kimseye rastlamayan bu avcı, yemek ve güvenli bir yerden yoksun olduğu dört günün sonunda iyice paniklemeye başlamıştır. 4 gündür uyuyamamıştır ve vahşi hayvan saldırılarından korunabilmek için bir ağacın tepesinde oturmaktadır. Yılanlar, aslanlar ve her türden vahşi hayvan saldırısı tehlikesi altındadır.

Beşinci gün sabah erken saatlerde bir ağacın altında oturmakta olan başka bir adama rastlar. Çok mutlu olmuştur. Hemen koşarak adama sarılır ve der ki “ne mutlu”! Diğer adam da ona sarılır ve her ikisi de tarifsiz derecede mutlu olurlar. Sonra birbirlerine şu soruyu sorarlar “neden bu kadar heyecanlandın ve sevindin?”

İlk adam der ki; “ormanda kaybolmuştum ve biriyle karşılaşmayı umuyordum”. Diğer adam da der ki “ben de kayboldum ve ben de biriyle karşılaşmayı bekliyordum. Ama eğer ikimiz de kayıp isek bu sevincimiz çok aptalca çünkü durumumuzda değişen bir şey olmadı sadece birlikte kayıbız.”

İşte yaşanan genelde budur; yalnızsınızdır ve diğeri de yalnızdır. Sonra tanışırsınız. Önce balayı; ormandaki kayıp avcıların karşılaşma anlarındaki ilk sevinçleri gibi, artık yalnız olmayacağınız için mutlu olursunuz. Ama üç gün içinde, ya da yeterince zeki iseniz üç saat içinde (eğer aptalsanız belki de çok uzun zaman sonra) kendinize şu soruyor olacaksınız; “Biz burada ne yapmaya çalışıyoruz? Bu iş yürümez, karşı taraf da en az benim kadar yalnız. Şimdi ikimiz birlikte yalnız olacağız. İki yalnızlık bir arada. Yaralı iki insan birbirilerini iyileştiremez”.

Her birimiz diğerlerinin bir parçasıyız, hiç kimse yalnız ağaç değildir. Görünmeyen ama sonu olmayan bir kıtaya aidiz. Bağımsızlık ise varlığımızın sebebidir. Ancak bu yalnızca kendisini gerçekleştirebilen, kendisini seven ve takdir eden insanların, gözlerini kapadıklarında yalnız başlarına da mutlu olabilen insanların deneyimleyebileceği bir tecrübedir.

Aşk paylaşmaktır. Ve bir şeyi paylaşabilmek için öne ona sahip olmanız gerekir. 

Fazlasını Oku